🔦 Savaşın bir cephesi vardır; bir de haberlerde şekillendirilen anlamı.
Peki, aynı savaş farklı bir haber odasında nasıl başka bir hikâyeye dönüşür?
📰 Aynı manzarayı iki fotoğrafçıya verdiğinizde, ortaya aynı fotoğraf çıkmaz. Biri ufku öne çıkarır, diğeri gölgeleri; biri kalabalığı gösterir, diğeri yalnızca tek bir yüzü. Manzara aynıdır, fakat fotoğraf değişir. Haber metinleri de böyledir. Bir olayın nasıl anlatıldığı, okuyucunun o olaya nasıl bakacağını etkiler; hangi ayrıntıların öne çıkacağını, hangilerinin geri planda kalacağını ve olayın nasıl anlamlandırılacağını belirler.
📚 Bu bakış açısının arkasında güçlü bir düşünsel çerçeve vardır. Foucault’ya göre söylem, gerçeğin kendiliğinden ve tarafsız biçimde ortaya çıkmadığını; bilgi, iktidar ve temsil ilişkileri içinde şekillendiğini gösterir. Lippmann, insanların dünyayı çoğu zaman doğrudan değil, zihinlerinde oluşan imgeler ve kendilerine sunulan temsiller üzerinden değerlendirdiğini ortaya koyar. Hall’un temsil yaklaşımı ise medyanın dünyayı yalnızca göstermediğini; neyi öne çıkaracağını seçtiğini, olayları belli bir çerçeveye yerleştirdiğini ve onlara belirli anlamlar yüklediğini açıklar.
🔎 MIPOS – Journal of Migration and Political Studies’de yayımladığımız bu çalışmada, İran-ABD-İsrail çatışması bağlamında İran’ın Körfez ülkelerine yönelik askerî müdahalelerinin Al Jazeera haberlerinde nasıl anlatıldığını inceledik. Haber metinlerinde kullanılan kelimelere, aktörlerin nasıl konumlandırıldığına, olayların hangi çerçeveler içinde sunulduğuna ve hangi anlamların öne çıkarıldığına baktık; çatışmanın haber söyleminde nasıl şekillendiğini inceledik.
✦ Çalışmanın değerlendirme ve yayımlanma sürecinde katkı sunan MIPOS – Journal of Migration and Political Studies editörlerine, hakemlerine ve yayın ekibine teşekkür ederim.
Faydalı olması dileğiyle…

Yorum bırakın